17 Nisan 2008 Perşembe

PMS

P? M?! S!!
her şey yolunda gidiyordur.. iş-ev-sevgili.. bahar bile gelmiş olabilir… sabah yürürken bir kuş görürsün, gagasında minicik bir çalı parçası, günün güzel geçer… tek tek kelebekler uçuşur, hem de şehrin göbeğinde… birden bire birer tane daha çıkıverir meydana, dans ederek gözden kaybolurken görene mutluluk kaynağı oluverirler… sonra yine böyle süper bir günün akşamında bir şeyler yapmak için dışarı çıkarsın… her şey yolundadır yine.. ve birden modun düşer… bir bira daha? hayır… işe yaramadı… bir tane daha? yok yok… antidepresanlık bir durum değil demek ki…

burada yapmak istediğim salak kız muhabbeti değil tabii ki… ama bu PMS ne tür bir lanettir ki, insan sebebini bildiği halde yine de kurtulamaz etrafına saldırmaktan, dostça uzanan her eli ısırmaktan!! etrafındaki zavallılara (kısa bir süreliğine öyledirler çünkü) türlü çeşit aksilik, işkence, hatta kötülük yapmak!…

burada hedefe kendi kendimi koyduğum bir cadı avı başlatmak istemem ama, adamların miniminnacık da olsa sebebi varmış yahu… biraz dallanıp budaklandırırsam taa Salem’deki cadı avlarının bile çıkış noktasının sebeplerinden biri olarak (küçücük olanlardan bile olsa) rahatlıkla olmasa da gösterebilirim PMS’i.. netekim ava çıkmaya gerek yoktur, asıl suçlu ordadır… her bir meleği birer şeytana değil de çaresiz, depresif yaratıklara dönüştürmek üzere bekliyordur... eh tabi köşeye sıkıştırılınca, ya da manasız-sebepsiz manyaklık sonucu kendini köşeye sıkışmış hissetmek istediği anda naapacak bu melekler?? ilk karşısına çıkan zavallıdan çıkaracak tabii hırsını…

neyse ki kısa bir süre sonra yok oluverir bu şeytani ruh hali… hatta belki saatlerle bile ifade edilemeyecek kadar kısa süre sonra… eminim bunun konu edildiği bir hikaye ya da film olmalı bir yerlerde.. 'mantıksızlaşmış kadınların kısa süren delilik hali'… nerden esinlenmiş olabilirler acaba???

Hiç yorum yok: